nedimtaktak.sitemynet.com
HİÇ KIZMAYAN ÖĞRETMEN 3.GELENEKSEL ALTIN ÖDÜLLÜ KİTAP OKUMA YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ 26.TÜYAP KİTAP FUARI HOS GELDIN YENI YIL 2007 BIZ BIZE BENZERIZ SENINLE OLMAK ARANIZDA DERS CALISMAYI SEVMEYEN VAR MI? BASINDA HIC KIZMAYAN OGRETMEN ATATURK GERÇEK MÜFETTİŞ VELİDİR REHBERLIK HİÇ KIZMAYAN ÖĞRENCİLER SEYH;UL MUHARRIRIN AHMET KABAKLI

SENINLE OLMAK

http://www.stargazete.com/index.asp?haberID=81958

met_n_y_ksel_star_gazetes__yazi___ler__m_d_r_.jpg

Hiç kızmayan öğretmen olur mu?


Hemen olmaz demeyin. Olur. Böyle bir öğretmen var, hem de İstanbulda. Nedim Taktak, İstanbul Başakşehir Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulunda görev yapıyor. Bugüne kadar hiç kızmadan öğretmenlik yapmayı başarmış hatta bunu bir model haline getirmiş


Nedim Taktak, Erdem toplumu kızmayan insanlardan oluşacak diyor


Hiç kızmayan öğretmen olur mu? Hemen olmaz demeyin. Olur. Böyle bir öğretmen var. Hem de İstanbulda. Başakşehir Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulunda görev yapıyor. O idealist bir öğretmen. Nedim Taktak, 12 yıldır sınıf öğretmenliği yapıyor. Bugüne kadar hiç kızmadan öğretmenlik yapmayı başarmış hatta bunu bir model haline getirmiş. Timaş Yayınları tarafından yayımlanan Hiç Kızmayan Öğretmen adlı kitabında bu ilginç deneyimin detaylarını anlatıyor. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ödüllendirilen ikinci kitabı Gerçek Müfettiş Velidir de öğrenci, öğretmen ve veliler arasında kurduğu diyalog köprüsünü ilginç örneklerle anlatıyor. Hiç Kızmayan Öğretmeni sınıfında ziyaret ediyoruz. Beşinci sınıf öğrencileri, öğretmenlerinin etrafından tam bir sevgi yumağı oluşturmuşlar. Velilerin katkısıyla sınıfa bir bilgisayar bir de televizyon alınmış. Sınıfın bir de var. Öğrencilere birer elektronik posta adresi açılmış. Evlerinden öğretmenlerine mesaj atabiliyorlar. Veliler, çocuklarıyla ilgili bilgilere siteden ulaşabiliyor. Taktak, sorularımızı cevaplerken hiç kızmamanın sırlarını anlatıyor.

Okulu sevdirelim


Hiç Kızmayan Öğretmen adında bir kitap yazmışsınız. Gerçekten bir öğretmen hiç kızmayabilir mi?

Biz öğretmenler olarak okulu öğrencilere sevdirelim ve tan ağarmadan gelen minikleri yorgun asık yüzlüler olarak değil ay yüzlüler olarak karşılayalım diyerek hiç kızmayan öğretmen olalım istedik


Hergün bir sınıf dolusu çocuğa tahammül etmek mümkün mü? Çekilmeyen ve yaramazlık yapan çocuk bu yaşlarda yapmayacak da hangi yaşta yapacak? Çocuk kurallara uygun hareket eder. Siz kurallara uygun bir model olursanız o sizi içten içe model alır. Doğan Cüceloğlunun dediği gibi, yetişkin çocuk olarak mı geleceği sırtlasınlar? Ya da mış gibi mi yaşayarak bizi uygar devletler düzeyine çıkarsınlar?


Öğrencilerine şiddet uygulayan öğretmenler var. Bunun nedeni ne?

Kızgınlık veya öfke halinin öncesi vardır. Bu duyguları bastırmak veya şiddete dönüştürmek geleceğe sıkılan bir kurşun gibidir. Herkes kızar. Ama bunu şiddete dönüştürmeden muhataba beden dili ile anlatmak gerekir. Ve empati en iyisidir. Sizi daha kolay anlayabilirler. Bu şiddet kimden gelirse gelsin anne, baba, öğretmen haklı olamazlar.

Evlerde şiddete son


Öğretmenlerin hepsinin kızmayan öğretmen olması mümkün mü?

Okullarda şiddetin olmaması için öncelikle evlerden şiddetin kalkması gerek. Dayak veya kötü söz ile duygularını ifade eden ebeveynlerin eğitilmeleri, ana-baba okulu şarttır. Ama hiç bir öğretmen öğrencisi olsun veya olmasın şiddeti savunduğu için uygulamaz. Uyguladığı andan itibaren de vicdan azabı çeker. Hiç kızmayan öğretmen bir modeldir.


Hiç kızmamak insanın doğasına aykırı değil mi? Bunun için özel bir eğitim mi aldınız?

Özel bir eğitim almadım. Özellikle güneydoğu kentlerinde öğretmenlik yaparken yaşadıklarım bana kızmamam gerekitğini öğretti. Lise yıllarında hiç kızmayan bir kimya öğretmenim vardı. O bana model oldu.


Çocukları nasıl motive ediyorsunuz?

Öğretim yılı başında onlara uyacakları kuralları 7 maddeyi aşmamak üzere belirlemeleri için bir gün öncesinden düşünme fırsatı veriyoruz. Haftada birgün sınıf içi toplantı yapıyoruz. Tüm kararları ortaklaşa alıyoruz. Yetki ve baskı olmadan tamamen onların düşüncelerine uygun hareket ediyoruz. Asla yapamayacaklarım için söz vermiyorum. Ya da söz vermişsem hangi şartlar altında olursam olayım yerine getiriyorum.

Suistimal yok


Hiç kızmamanızı suistimal etmiyorlar mı?

Hayır, etmiyorlar. Suistimal eden olursa o derste onu öğretmen ilan ediyorum ve sorumluluk veriyorum. Ben de onun gibi bir öğrenci oluyorum.


Sınıfa bir web sayfası hazırlamışsınız. Başka bir örneği var mı bunun?

Bazı örnekler var ama bizimkisi gibi yok. Bizimki gibi öğrenci, öğretmen ve veliler arasında sağlıklı bir iletişim kuran bir web sayfası yok bildiğim kadarıyla.


Web sayfasının öğrencilere ve velilere ne faydası var?

Veliler öğrenciyle ilgili her konuda site yoluyla iletişim kurabiliyor. Çocuklarının okuldaki davranışlarıyla ilgili bilgi sahibi olabiliyorlar. Öğrencilerin sosyal aktivitelerini ve yaptıkları çalışmaları sitede görebiliyorlar. Herkese açık olan form sayfasında görüşlerini açıklayabiliyorlar.


Öğrenciler evlerinden size mesaj atıp özel bir istekte bulunuyor mu? Ya da herhangi bir sorularını anlatıyorlar mı?

Çok fazla olmuyor. Özel istek geenelde problemi çözme ve ertesi gün okula gelemeyeceğini bildirmele ilgili oluyor.


Kitabınızda güneydoğuda öğretmenlik yaptığınız yıllara ilişkin ilginç anektodlar var. Güneydoğu da öğretmenlik yapmak mesleki açıdan öğretmenlere ne gibi farklılıklar katıyor?

Benim için çok özel bir yeri var. Öğretmenlik mesleğini Kurban Olam diyen Fatma isimli öğrencim sevdirdi. İnsanlar sizi bağırlarına basıyorlar. Sanki hal dilleriyle Siz bu meslek için seçilmişsiniz diyorlar. Bu İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde görev yapmanızı kolaylaştırıyor. Onların kültürlerini tanıyorsunuz. Davranışlarını tahmin ediyorsunuz.


Geçenlerde Milli Eğitim den ödül aldınız? Neydi bu?

İstanbulda ilk ödülümüzü İstanbul İl Milli Eğitim Müadürü Sayın Ömer Balıbeyin elinden aldık. Geçen yıl Öğretmenler Gününde Gerçek Müfettiş Velidir adlı kitabımdan dolayı gümüş rozetle ödüllendirildim. Öğrencilere ve velilere yönelik kitap okuma kampanyası düzenledim. Bu kampanya da MEB tarafından ödüllendirildi.


Velilerle nasıl diyalog kuruyorsunuz?

Veli toplantısı yapıyoruz. Velilerle çay içmek ve öğrencilerin sorunlarını konuşmak için biraraya geliyoruz. Okulda Anneler Günü kutlaması yaptık. Bu örneği olmayan bir uygulamaydı. Sınıf kumbaramız var: İsteğe bağlı olarak öğretmen ve çocuklar diledikleri an kumbaraya madeni para atarlar. Kumbara defterimiz var. Nöbetçi öğrenci, sınıf başkanı, öğretmen ve sınıf huzurunda açarız bu kumbarayı. Harcamalaları belgeli olarak öğrencilerle birlikte yapıyoruz.


Bu mesleğin yüküne katlanabilmek için idealist mi olmak gerekiyor?

İdealistlik çok yüksek bir çıta. Sadece sevmek yeterli. Öğrenciler bize emanet. Sadece bu emanetin değerini ve önemini anlamaya çalışıyorum.


Gerçek müfettiş velidir


Gerçek müfettiş velidir diyorsunuz? Nasıl müfettişlik yapacaklar?

Gerçek müfettiş velidir elbette. Eleştirilere daima açığız. Sadece sınırları zorlamamak kaydıyla. Onlar bizim dış danışmanlarımız. Veliler bize danışmanlık yapıyor. Şirket mantığıyla hareket ediyoruz. Danışmanlırımızın görüş ve eleştirilerini dikkate alıyoruz.


Öğretmen sizi dövüyor mu?


Hiç kızmayan öğretmen modeline meslektaşlarınızın tepkisi ne oldu?

Önce çok şaşırdılar. Sonra beni,öğrencilerimi ve velilerimi sıkı takibe aldılar. Hatta geçen ay idarecilerden biri öğrencilerime Öğretmeniniz sizi dövüyor mu, size kızıyor mu? diye sormuş. Hiç kızmamanın mümkün olmayacağını sanıyorlar.

27.11.2005

aksam_logo.gif

Cok kitap okuyana Cumhuriyet altını
Başakşehir Ahmet Kabaklı İlköğretim Okulu 5/S sınıfı velileri, çocuklarına kitap okumayı özendirmek için ilginç bir yöntem buldu. Kitap okuma yarışması açan veliler, aralarında para toplayarak birinciye Cumhuriyet altını, ikinciye yarım altın, üçüncü olacak öğrenciye de çeyrek altın verme kararı aldılar. Veliler öğrenciler için Milli Eğitim Bakanlığı tavsiyeli 26 kitap aldı. Sınıf öğretmeni Nedim Taktak’ın önderliğinde açılan yarışma bir ay sürecek. Bu süreç içinde en fazla kitap okuyan öğrenci birinci olacak.

VELİ DE KİTAP OKUYACAK

Kitapları öğrencilerle birlikte velilerin de okuyacaklarını belirten Nedim Taktak, öğrencilerin okudukları her bir kitap için ne anladıklarına dair raporlar hazırlayacaklarını söyledi. Her gün ders öncesi 10 dakikayı kitap okumaya ayırdıklarını söyleyen Taktak, kitap okumanın altınla eşdeğer olduğu düşüncesiyle altın verdiklerini söyledi. Öğrenciler ise altından çok yarışma heyecanı içinde. Birinci olmak için kitap okuduklarını söyleyen öğrenciler, “Hepimiz birbirimize bakarak daha fazla sayıda kitap okuyoruz” dedi.

Melike TÜMER

kenthaberlogo.gif

Bu bölüme, kendi belirlediginiz konuyla ilgili bir yazı girin.

h___kizmayan___renc_ler_k_tap_kurlari.jpg

tesekkurler-turkiye.gif

zaman_gaztesi_21.03.2005.jpg.1.gif

zaman_gaztesi_21.03.2005.jpg

Kızmak insanın doğasında var, kızmayı hissettirmemek önemliİlkokul öğretmenimiz, anne ve babamızdan sonra ilk ciddi eğitim aldığımız, hatta kimi davranışlarını örnek aldığımız kişidir.

Bir sevgi ve duygu çağlayanı olan çocukluğumuzun o saf, berrak ve samimi dünyasına hitap eden öğretmenimiz, çocuğumuzun dünyasında çok önemli bir yer tutar. Çocuğa göre dünyanın en bilgili, en başarılı insanı odur. Gerçekten böyle olsa bile yaşayışı, kültürü, aile durumu, ekonomik seviyesi farklı olan öğrencilerin oluşturduğu bir sınıfta ahengi sağlamak, sağlıklı bir eğitim vermek hiç de o kadar kolay değil. Bunu başarmak hiç şüphesiz, ciddi bir şevk, gayret ve sabır ister. Özellikle mesleğe yeni başlayan öğretmenler, öğrendiklerini uygulama sürecinde, birtakım sıkıntılar yaşayabiliyorlar. Mutlaka sayısız tecrübenin ürünü olan kurallar çok önemlidir. İşte karşımızda bu kuralları geliştiren ve geliştirdiği bu ismini veren bir eğitimci duruyor.

Aynı isimde bir internet sitesi ile bir kitabı da bulunan eğitimci Nedim Taktak, öğretmenliği boyunca çok farklı okullarda, farklı yaşayış biçimlerine sahip öğrencilerle muhatap olmuş. Öğretmenliği zevkli ve neşeli olduğu kadar zor ve zahmetli bir meslek olarak gören Nedim Taktak, kızmanın insanın doğasında olduğunu, dolayısıyla kızarken bile bunu hissettirmemenin önemine vurgu yaparak, Öğretmen böyle davranıp, kızma duygularına fren koyunca, kızma olgusunu hissettirmeden geleceğe hazırladığı öğrencileri de bu duygularını frenliyor diyor. Kızıp sinirlenince, milyarlarca sinir hücremizin öldüğünü; sınıftaki başarının ardındaki sırrın empati olduğunu açıklayan Taktak, azarlama dili yerine empatiyi kullanmayı tavsiye ederek ayrıca sınıfta alınan kararların uygulanabilmesi için toplantı yaparak bu kararların çocuklar tarafından alınmasını sağladıklarını dile getiriyor. Başarının öğretmen, veli ve öğrenci birlikteliğinden kaynaklandığına dikkat çeken Taktak, bu konuda bazen aksamaların olduğu ve bu aksamaların bazen öğretmen, bazen öğrenci, bazen de veli merkezli olduğu üzerinde duruyor.

Öğretmen kaynaklı sorunları genellikle Sınıf öğretmeni branşında olmayan bazı öğretmenler çocuk ve velileri tanıyamıyor ya da geç tanıyorlar. Çocukların davranışlarından kaynaklanan iletişim mesajını alamıyorlar. Zor şartlarda çalışan arkadaşlarımızda agresiflik oluyor. Dolayısıyla çocuklarımızla ortak dili bulamıyoruz şeklinde tespitlerle dile getiriyor. Eğitimde gönüllülerin olması gerektiğine dikkat çeken Taktak, gönüllü velilerin olmadığı bir eğitim sisteminin ir yanının hep noksan kalacağına vurgu yapıyor.

Öğrencilerin başarısızlıklarının öğretmen, veli ve öğrenci kaynakla gibi birçok nedene bağlı olabileceğine dikkat çeken Taktak, Öğrenci, bazı nedenlerden dolayı herhangi bir derse karşı küsebilir, böyle bir durumda mutlaka aile desteğine ihtiyaç var şeklinde konuşuyor. Çocuklara bey, hanımefendi şeklinde seslendiğinizde çocukların tavırlarında otomatik bir değişim oluyor ve çocuk sizden gelen mesajı daha bir dikkatli uyguluyor.

Sınıfın bir de internet sitesi var. Site, ismini de kitaptan almış sitesi velilerin katkısıyla kurulan bir site. Bu alanda kurulan ilk sınıf sitesi olması açısından önemli. Veliler site sayesinde öğrencilerinin notlarını, okula devam gibi konularda okul durumlarını anında öğrenebiliyor.

Sorunları halletmek için aile tanınmalı

Çocukların sorunlarının çözülmesi için ailenin tanınması gerekiyor. Bunun için aile anketleri yapılmalı. Ev reisleri ile iletişim kurularak çocukların başarıları için çözüm yolları aranmalı. Velilerle yakınlaşma için onların özel günlerine katılmalı. Çocuk ve aile arasında iletişimin daha güçlü olması için alternatif sürpriz anneler günü gibi aktivitelerle aile ve çocukların, duygusal iletişimlerine katkı sağlanmalı. Yakın hedeflerle çocukların iyi alışkanlıklar kazanmalarına yardımcı olunmalı. İki gün boyunca yazılarını güzel yazıp, çevreyi temiz tutan ve anne-babalarını üzmeyen çocuklar ödüllendirilmeli. Kitap okuyup raporlarını getirenlere hediyeler verilmeli. Sınıf kumbarası uygulaması çocuklara çok cazip gelebilir. Kumbara sisteminde zorunluluk olmamalı. Ama olumlu pekiştireçlerle çocukların ceplerindeki bozuk paraları bu kumbarada değerlendirmelerine imkan verilmeli. Çocuklar, bu güzel tavırlarının; sonra bir kitap, kalem ya da sınıfa bir şey alınarak geri döndüğünü görünce mutlu oluyor, yardımseverlik duyguları gelişiyor.



21.03.2005
A.Kadir Süphandağı
İstanbul

timas.gif

yeni_asya_gazetesi.gif

ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın